KUZEY-DOĞU ATLANTİK, AKDENİZ VE BAĞLANTILI DENİZLERDE TSUNAMİ TATBİKATI 2021 (NEAMWave 21) GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı, Kuzeydoğu Atlantik, Akdeniz ve Bağlantılı Denizlerdeki (NEAM bölgesi) diğer ülkelerin katılımı ile 08-10 Mart 2021 tarihlerinde gerçekleştirilen Tsunami Testi ve Müdahale Tatbikatına gözlemci olarak katılmıştır. NEAMWave21 adı verilen uluslararası tatbikat, Kuzeydoğu Atlantik, Akdeniz ve Bağlantılı Denizler bölgesinde yerel tsunami müdahale planlarının uygulanmasını gerektiren yaygın bir Tsunami Hizmeti durumunu simüle etmiştir. Tatbikat, dünya genelinde etkili olan Covid-19 pandemisi nedeniyle masa başında çevrimiçi olarak gerçekleştirilmiştir. Tatbikat, 08 Mart 2021 tarihinde Baf açıklarında Richter ölçeğine göre 7.7 büyüklüğünde meydana gelen depremin ardından oluşan tsunami senaryosu üzerinden icra edilmiştir. Tatbikat kapsamında katılımcı ülkelere, Tsunami Hizmet Sağlayıcısı olan Türkiye, Yunanistan, Fransa, İtalya ve Portekiz tarafından gerçek zamanlı olarak yayınlanan tsunami mesajları gönderilmiştir. Türkiye’nin Hizmet Sağlayıcı Kurumu olan Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü tarafından bölge ülkelerine gönderilen veriler, TC AFAD kanalı ile KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı ile paylaşılmış, gelen bilgiler doğrultusunda ülkede yaşanması muhtemel bir tsunami tehlikesine karşı alınacak önlemler ve uygulanacak tedbirler belirlenmiştir. Tatbikat, UNESCO Hükümetlerarası Oşinografik Komisyonu’nun (IOC) bir alt organı olan ve 2005 yılında kurulan “Kuzey-Doğu Atlantik, Akdeniz ve Bağlantılı Denizler için Tsunami Erken Uyarı ve Zararları Hafifletme Sistemi Hükümetlerarası Eşgüdüm Grubu (ICG/NEAMTWS)” tarafından koordine edilmiştir. Bahse konu tatbikatın icrası ile KKTC Afet Yönetimi Sisteminin koordinatör kurumu olan Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığının, meydana gelmesi muhtemel bir tsunami tehlikesine karşı harekat tarzları, reaksiyon süresi ve iletişim imkanları denenmiştir. Kıbrıs adasında yaşanan son tsunami olayı 1953 yılında Baf bölgesinin Güneybatı kıyısında yaşanmıştır. Oluşan tsunami dalgalarının yüksekliği 1 metreden az olarak ölçülmüş ve herhangi bir hasara neden olmamıştır. Tarihsel sürece bakıldığında ise 1202, 1222 ve 1303 yıllarında tsunami olayları yaşandığı görülmektedir.

Tsunami Tehlikesine Karşı Alınması Gereken Önlemler

Bölgemizde yaşanması muhtemel bir depremden kaynaklanabilecek tsunami tehlikesine karşı KKTC Afet Yönetimi Sistemi içerisinde yer alan başta Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı olmak üzere diğer paydaş kurumlar gerekli tedbirleri almakta, imkan ve kabiliyetlerini bu yönde geliştirmektedir. Bu bağlamda bu tür tehditlere karşı halkın can ve mal güvenliğinin korunmasına yönelik kullanılan en önemli unsur olan erken uyarı ve alarm/ikaz sistemleri başta olmak üzere ülkemizde meydana gelecek bir afet durumunda “Afet Radyosu” olarak hizmet verecek olan Sivil Savunma radyolarında yapılacak duyurularla birlikte;

a. Kuvvetli bir deprem sonrasında birkaç dakika içinde dahi tsunami oluşabileceğinin farkında olunması,

b. Kıyı bölgelerinde bulunan halkın yetkililer tarafından yönlendirilecekleri uygun bir mesafeye kadar bu bölgelerin boşaltılması,

c. Deniz kenarındayken bir deprem hissedilmesi ya da bir tsunami uyarısı yapılması halinde en kısa zamanda çevrede bulunan en yüksek yere (tepe, çok katlı betonarme bir bina gibi) çıkılması,

ç. Bir deniz aracı ile seyir halinde bulunuluyorsa daha derine, açık denize doğru gidilmesi,

d. Tsunami dalgasına yakalanılması halinde, su üstünde kalınabilmesini sağlayacak bir objeye tutunmaya çalışılması böylelikle sürüklenen enkazdan korunulması,

e. Bir tsunami uyarısı yapılması halinde dalgaları görmek için limana ya da sahile doğru gidilmemesi,

f. Dalgalarla karşılaşılması halinde yüzme biliyor olmanın güvenliği sağlamayacağının bilinmesi, (Alçak dalgalar da öldürücü olabilir. 50 cm yüksekliğindeki (bir yetişkinin diz yüksekliği) hızlı bir dalga bir insanı devirip sürükleme gücüne sahiptir. Profesyonel yüzücülerin bile akıntı hızının saniyede 50 cm’yi geçtiği sularda uzun süre yüzmesi mümkün değildir.)

g. Nehir ve dere kenarlarından uzak durulması gerektiği unutulmamalıdır.

Print
Yayınlanma tarihi: Mar 20, 2021,
Haber Kategorisi: Faaliyetler,
Yorumlar: 0,
Etiketler:

«Mart 2026»
PztSalÇarPerCumCmtPaz
232425262728
SİVİL SAVUNMA TEŞKİLATI BAŞKANLIĞI TARAFINDAN 28 ŞUBAT SİVİL SAVUNMA GÜNÜ KURUMSAL DÜZEYDE KUTLANDI

SİVİL SAVUNMA TEŞKİLATI BAŞKANLIĞI TARAFINDAN 28 ŞUBAT SİVİL SAVUNMA GÜNÜ KURUMSAL DÜZEYDE KUTLANDI

Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı tarafından 28 Şubat Sivil Savunma Günü, ülkemizde ilk kez kurumsal düzeyde kutlanmıştır. Bu kapsamda, 28 Şubat Cumartesi günü saat 11.00’de Arama-Kurtarma Şube Müdürlüğü önünde günün anlam ve önemine binaen düzenlenen etkinlikle toplumda sivil savunma bilincinin artırılması ve afetlere hazırlık kültürünün güçlendirilmesi hedeflenmiştir. Etkiliğe, Polis Genel Müdürü Ali ADALIER, İtfaiye Teşkilatı Müdür Yardımcısı Başmüfettiş Rıfkı SÖNMEZ, Kıbrıs Arama Kurtarma Derneği (KARK), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Doğal Afet Arama ve Kurtarma Derneği (KKTC DAAK), sivil savunma personellerinin yanı sıra basın mensupları katılmıştır. Etkinlikte, Teşkilatın afet ve acil durumlara müdahale kapasitesinin kamuoyuyla paylaşılması amacıyla mevcut imkân, kabiliyet, araç, ekipman ve malzemeler sergilenmiş; program çerçevesinde ayrıca Teşkilatın operasyonel gücünün ve müdahale kapasitesinin görünür kılınması maksadıyla Teşkilata ait araçların katılımıyla Lefkoşa’da araçlı geçiş icra edilmiştir. Etkinlikte konuşan Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Hakan BALABAN, 28 Şubat Sivil Savunma Günü’nün 67’nci yılı vesilesiyle bir araya gelindiğini belirterek, bu anlamlı günün toplumda afet bilincinin güçlendirilmesi, risklere karşı hazırlıklı olma kültürünün yaygınlaştırılması ve sivil savunmanın hayati öneminin bir kez daha hatırlanması açısından büyük önem taşıdığını vurgulamıştır. Sivil savunmanın; savaş, doğal afetler ve diğer olağanüstü durumlarda halkın can ve mal güvenliğini korumak, hayati hizmetlerin devamlılığını sağlamak ve yaşamı en kısa sürede normale döndürmek amacıyla yürütülen planlı ve koordineli çalışmaların bütünü olduğunu ifade eden BALABAN, bu yönüyle sivil savunmanın yalnızca kriz anlarında değil, her zaman ve her koşulda hazır olunmasını gerektiren stratejik bir sorumluluk alanı olduğuna dikkat çekmiştir. Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’nın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde afet ve acil durumlara yönelik hazırlık, müdahale ve iyileştirme çalışmalarını yürüten temel kurum olduğunu belirten BALABAN, Başkanlığın afet ve acil durumlara yönelik planlama faaliyetlerini yürüttüğünü, arama-kurtarma çalışmalarını koordine ettiğini, kamu kurum ve kuruluşları ile gönüllü unsurlar olan Doğal Afet Arama Kurtarma Derneği, Kıbrıs Arama Kurtarma Derneği, Sivil Afet Timi Derneği ve Kıbrıs Türk Arama Kurtarma Derneği ile iş birliğini sürdürdüğünü ve toplumun afet bilincini artırmaya yönelik eğitim ve tatbikat faaliyetlerini kararlılıkla icra ettiğini ifade etmiştir. Bu kapsamda, ülkemizdeki tüm okullarda “Afete Hazır Okul” eğitimlerinin verilmeye devam edildiği kaydedilmiştir. BALABAN, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’nın yalnızca müdahale eden bir kurum değil; aynı zamanda eğiten, bilinçlendiren ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren bir yapı olduğunu vurgulayarak, özellikle deprem, yangın, sel ve benzeri afet risklerinin bulunduğu coğrafyamızda hazırlıklı olmanın bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirtmiştir. Bu doğrultuda yürürlükte bulunan KKTC Afet Müdahale Planı’nın (KAMP), deprem, sel, yangın, kuraklık, salgın hastalık ve diğer acil durumlarda kurumların koordineli şekilde hareket etmesine öncül teşkil ettiği, planın Başkanlık planlarıyla uyumlu olacak şekilde güncellenme sürecinin devam ettiği ifade edilmiştir. Ö

Devamını oku
1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
303112345